1. Ana Sayfa
  2. İlginçler
  3. Gemide Stajyer’in Gözünden İlk Zamanlar

Gemide Stajyer’in Gözünden İlk Zamanlar

Gemide Stajyer’in Gözünden İlk Zamanlar

Gemide Stajyer’in Gözünden İlk Zamanlar

 

Selamlar sevgili okurlarımız. Esasen konuya nereden gireceğim hakkında hiçbir fikrim yok. Şuan bu satırları doğaçlama yazmayı planlıyorum. Siz değerli takipçilerimiz için başımdan geçen birkaç olay ve hislerimi anlatmak istiyorum bu gün.

Takvim de yıl 2012’ yi gösterdiği sıralar Ulusoy Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi’den mezun olmuştum ve ben bu mesleği yapacağım demiştim kendime. Heyecanla STCW belgelerimi hazırlayıp sağlık raporumu ayarlamıştım. Bir yandan içimde heyecan bir diğer yandan ise korku vardı. Gemi bulmak bir stajyer için büyük mesele hele ki ismi duyulmamış güzel bir üniversiteden mezun değilseniz. Sanırım bu çoğumuzun başına gelmiştir. Bazı engellere rağmen bu sorunu aşmayı başarıp gayet güzel bir firmada stajyerliğimi yapmak için konuştum ve oldu.

  Son gelişmelerden sonra çıkacağım geminin adı belli olmuştu ve tek yapmam gereken geminin Türkiye’ye gelmesini beklemekti. Bu işlem benim için 1 ay kadar sürdü ve beklemekle doğru orantılı bir heyecan her geçen gün bütün vücudumu ele geçirmiş gibiydi. Beklenen telefon sabahladığım bir günün sonunda gelmişti hazırlıksızdım. Personel müdürü hazır mısın? Dediğinde hazır olmasan bile hazır olacaksın gibi bir hisle HAZIRIM demiştim. Macera başlıyordu.

O Gün..

Gün çattı geldi. Gemi limana yanaştı. Biz taksiye bindik. Limanın girişin de her şey bir film gibi geliyordu bana. Yavaş yavaş ilerledikçe geminin başını görüyordum elimde valiz ve yamuk tekerleklerinin eşsiz sesi.. Geminin başına geldiğim de ise valizi durdurdum. Gözlerim ile gemiyi baştan kıça kadar bir süzdüm ve vay beee demiştim. Oku büyük adam ol sözü burada başlıyordu benim için, okulun meslek hayatında ki önemini görmüştüm o gün.

Borda merdiveni hazırlanmıştı. Valizim o kadar ağırdı ki şu tabiri herkes bilir. ( Denizci: Dört  mevsimi tek çantaya sığdıran adama denir. ). Geçmişe dönüp baktığınız da her zaman bir çocuksunuzdur aslında, ben de o zamanlarımı çocuk olarak nitelendiriyorum daha cahil daha bilgisiz daha korkak. Her neyse konumuza dönelim. O ağır valizimi zar zor çıkardım güverteye. Yamuk valizin tekerlekleri kedi merdivenin de daha da yamulmuştu sürdükçe ve o an geldi kaportadan girdim. İkinci hayatım başladı.

Devamını daha sonra sizlerle paylaşmayı düşünüyorum sevgili okurlar. Bu gecelik bu kadar.

Yorum Yap

Yorum Yap