1. Ana Sayfa
  2. Teknik Bilgi
  3. Scrubber Kullanımının Çevresel Etkileri

Scrubber Kullanımının Çevresel Etkileri

Scrubber Kullanımının Çevresel Etkileri

Sülfür sınırlamasına az bir zaman kala, firmaların alternatif yöntemler üzerine çalışmaları devam etmektedir. Bunlardan biri daha ekonomik olan Scrubber sistemidir. Temel olarak Scrubber, içinde barındırdığı SOx‘i kaldırmak ve belli bir seviyeye kadar da NOx ve diğer partikülleri ortadan kaldırır.

Scrubber sisteminin yararları, yapısal düzenlemelerin eksikliği nedeniyle tartışma konusudur.

Kirleticiler

Sülfür: SO2 ‘nin oksidasyonuyla, aerosoller ve sülfürik asit ki bu da asit bulutlarının oluşmasına sebep olmaktadır.

Nitrojen: Oksidasyon ile Nitrik Asit ve aerosoller oluşturur.

CO2: Temel olarak PH’ı düşürür ve atmosfer asidikliğini artırmaktadır.

Partiküller ve Aerosoller: Yanma sonucu; SOX, NOX, CO ve bunun yanı sıra PM (Particular Matter) denilen partiküller de oluşmaktadır. Bu maddeler insan sağlığına zararlı olup erken doğumlara sebep olmaktadır. (Kaynak: epa.gov)

İnsan sağlığının yanı sıra deniz hayatına da olumsuz etkileri bulunmaktadır. Bunlar deniz suyu sıcaklık artışı, bulanıklık ve ağır metal birikmesidir. (Kaynak: ega.gov)

Uluslararası Denizcilik Kuralları Açısından Bakış

Uluslararası denizcilik sözleşmesi olan UNCLOS’a göre deniz çevresinin korunması, önlenmesi ve kirliliğin kontrol altına alınması istenmektedir.

Yasanın 192 ile 196 maddeleri arasında kalan tüm maddeler hem denizin hem de buna bağlı olarak havanın korunmasından bahsetmektedir. Yasanın 195. Maddesine baktığımızda ise tehlikenin veya zararın bir alandan diğer bir alana veya bir türden diğer bir türe çevrilmemesini söylemektedir. Buradan bakışla Scrubber kaynaklı kirliliğin yani yıkama sularının yeterince temizlenmeden basılmamasını yani hava kirliliğinden deniz kirliliğine dönüştürülmemesi çıkarılabilmektedir.

Egzoz Gaz Temizleme Sistemleri

Diğer bir değişle Scrubber olarak bilinmektedir ve Marpol Annex 6 Regülasyon 4’e göre SOX’in istenen değerlere düşürülmesini sağlar. Yıkama suyu olarak deniz suyu kullanıldığı için Wet Type denir, yıkama sonrası suda çözünen SO2 filtreden geçerek ayrıştırılır ve 3’e ayrılır.

–      Open Loop System: Sistemde alkalinitesi sebebiyle deniz suyu kullanılır, eğer nehir gibi düşük alkaliniteye sahip su var ise bu kez de sisteme Sodyum Hidroksit denen karışım katılır. Bunun yanı sıra suyun sıcaklığı yüksek ise SO2 çözünmesi de azalmaktadır.

–      Closed Loop System: Sistem kendi içinde sirküle olmaktadır ve sisteme Sodyum Hidroksit ilave edilmektedir. Kullanan yıkama suyu tekrar kendi sisteminde temizlenir ve sisteme tekrar sirküle edilir.

–      Hybrid System: Yukarıda anlatılan her iki sistemi de içerisinde barındırır. Yıkama suyu Holding tankta tutulup sahile veya denize basılır.

Denize basma işleminden önce, ağır metaller, partiküller ve petrol artıkları içeren yıkama suyu yani “Scrubber Sludge” çeşitli metodlarla örneğin Cyclonic Seperator gibi bir sistemle temizlenir.

Tüm bunlara ek olarak Open-Loop sisteminde yıkama suyu tekrar deniz suyu ile yıkanır ve PH, Bulanıklık ve PAH (polycyclic aromatic hydrocarbons) değerlerinin istenen limitlerde olması istenir.

Çevre Açısından Yıkama Suları

IMO’nun 2009 yılında yayınladığı Guidelines’da (MEPC184(59))10 adet parametreden bahsedilmektedir. Gemilerden bu parametrelere bakılması istenmiş ancak bir zorunluluk olarak gösterilmemiştir. Bu da yapısal eksikliklere sebep olabilecektir.

Yasal Açıdan Yıkama Suları

IMO sistemin alt yapısını çıkardığı Resolution’lar ile doldurmaya çalışmaktadır. Bunlardan biri de MEPC259(68) kısım 17a’da yıkama sularının tehlikeli maddeler, hidrokarbon, ağır partiküller içerikleriyle birlikte denize basılmaması istenmekte. Kısım 18.1’de ise yıkama sularının denize basılmaması ve bunun yerine dahil tesislerine verilmesini önermektedir.

Yorum Yap