İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Teknik Bilgi
  3. Global Sülfür Sınırlaması İçin Uygulanabilecek Yöntemler

Global Sülfür Sınırlaması İçin Uygulanabilecek Yöntemler

Global Sülfür Sınırlaması İçin Uygulanabilecek Yöntemler

Bir önceki yazımızda 2020 yılında yakıt alanında meydana gelecek değişimlerden bahsetmiştik, peki gemiler için uygulanabilecek yöntemlerin neler olacağına değineceğiz.

Tek ve en iyi yöntem yoktur ve bütün gemiler için değişmektedir çünkü gemi yapısı, büyüklüğü, çalıştığı ticaret yolları ve de yakıtın mevcudiyeti bunu etkilemektedir.

Scrubber Sistemi

Uyumlu yakıtın bulunurluğu ve fiyat endişesi nedeniyle HFO kullanımı devam edecektir. Ancak bunun icin Scrubber teknolojisinin kurulmasi gerekecektir. Bu system için makinada değişiklik yapılması ve arıtma sisteminin (treatment) kurulmasına gerek yoktur. Ancak bu sisteminin yatırım maliyetinin yani, güç tüketiminin artması, tüketilen kimyasallar ve sludge’ın işlenmesi durumları mevcuttur.

Günümüzde iki çeşit Scrubber sistemi mevcuttur; Wet ve Dry. Wet sistem en çok baskın olanıdır ve bu da Open-Loop, Closed-Loop ve Hybrid sistem olarak çeşitlenmektedir ve birden farklı system de bir arada kullanılabilmektedir.

Tüm Scrubber sistemlerinin amacı sülfür oranını %0,5 ile %0,1 arasında tutmaktır. Gemi için optimal sistem ise; geminin makina konfigürasyonuna, operasyonel profiline, çalıştığı rotalara, emisyon alanında kalma süresine, yeterli alana sahip olup olmadığına ve de yıkama sularının (wash water) basımının yasak olup olmadığı yerlere bağlıdır.

Open-Loop sisteminde deniz suyu kullanılır ve tabiatı gereği alkalinitesi ile SOX temizlemesi yapılır ancak IMO’nun yıkama suları basımıyla uyumlu olmalıdır. Eğer geminiz, daha asidik sularda seyir yapıyorsa örneğin nehir gibi bu durumda hybrid solüsyon kullanımı düşünülebilir. Ancak bu suların basımı Avrupanın pek çok limanında, New Heaven (U.S.A) da basımı yasaktır ve diğer limanlarda ilerleyen dönemlerde bu yasağı uygulayabilir.

Closed-Loop sistemde ise gemi bazı kimyasallar kullanarak örneğin; kostik soda gibi, suyun alkalinitesi arttırılır ve yıkama suyu tekrar re-sirküle edilerek kismen purge edilir. Günümüzde ise en çok tercih edilen hybrid sistemi ve sonrasında ise open sistemi kullanılmaktadır. Closed system ise daha çok alkalinitesi düşük olan fresh Water’larda örneğin Amerikadaki Göller Bölgesinde (Great Lake) tercih edilmektedir.

Damıtılmış Yakıt (Distillates)

Bu yakıtın kullanılması ile yakıt masrafları artacak ve yakıtın vizkozitesinin düşük olması nedeniyle Fuel treatment sisteminin yenilenmesi gerekecektir.

Yeni Düşük Sulfur (0,5 S)

Low sülfür oranına sahip hibrit yakıtlar, rafinelerin kendilerini güncellemesine bağlı olacaktır. Sülfürsüzleştirme (De-Sulphurisation) işlemi daha maliyetli olduğu için rafinelerin rafine etme işlemine ağırlık vereceği öngörülmektedir. Bu yakıt özel olduğu için gemide depolanması, korunması ve kalitesinin kontrolü iyi bir operasyonel başarı için zorunludur.

LNG Kullanımı

Gemilerde yakıt olarak LNG kullanımı gittikçe yaygınlaşmakta ve bunkering için alt yapı oluşturma işlemi devam etmektedir. Hali hazırda serviste olan gemiler için fuel oil kullanımı ana tercih iken, yeni yapım gemiler icin LNG daha çok tercih edilmektedir. LNG kullanımı SOX emisyonunu, NOX emisyonunu %85 oranında düşürmekte, CO2 emisyonunu ise %25 oranında düşürmektedir. Bunun yanı sıra geminin EEDI (Energy Efficiency Design Index) değerine olumlu yansımalar yapmaktadır.

Diğer Seçenekler

Diğer seçenekler de karşımıza çıkan en baskın metod ise Methanol, diğerleri farklı türdeki bio-fuel’ler ve LPG‘dir. Alternatif yöntemler şu an zayıf ihtimal olarak kalmaktadır. Bunun yani sıra bio-yakıt kullanımında makine dizaynı uyumlu olmalı ve bunun için özel treatment sistemi gerekecektir.

Yorum Yap