İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Teknik Bilgi
  3. Ege Denizi Sorunu – Seyrüsefer Serbestesi Nedir

Ege Denizi Sorunu – Seyrüsefer Serbestesi Nedir

Ege Denizi Sorunu – Seyrüsefer Serbestesi Nedir

Türkiye – Yunanistan Karasuları sorunu

Lozan Anlaşması ile Ege’deki karasuları 3 mil olarak kabul edilmiş olup, 1936 tarihinde Yunanistan bir yasa ile karasularını 6 mile çıkarmıştır. Bu dönemde iyi olan Türk-Yunan ilişkileri nedeni ile, Türkiye bu duruma karşılık vermemiştir.

Böylece Yunanistan’ın sahip olduğu Ege denizindeki payı %35’e çıkmıştır.  Yunanistan’ın kendi içerisinde yasalaştırdığı “6 mil” 28 yıl sonra yani 1964’te uygulamaya başlayan Türkiye ise, 3 mil kuralına göre %8,8‘lik bir deniz alanı büyümesine ulaşmıştır.

Günümüzde Yunanistan devleti, karasu alanını 12 mil’e çıkartmaya çalışıyor. Bu gerçekleşirse Yunanistan Ege denizinde %63,9’luk alanı kendi karasuyuna katarken, Türkiye’nin ise Ege denizinde ki karasuyu %10’a yükselecektir.

Sürekli olarak gündeme gelen 12 mil sorunu, sadece Türkiye‘yi değil, Ege denizinin açık denizini bir uluslararası su yolu olarak kullanan her devleti ilgilendirmektedir. Çünkü 12 mil durumunda Ege’deki açık deniz oranı %56‘dan, %26.1‘e inecek. Bu durumda seyrüsefer serbeste alanı oldukça daralmış olacak.

Yunanistan Birleşmiş Milletler’de 1982 yılında yapılan antlaşmada var olan “karasuların azami 12 mil” olabileceğini kabul eden madde doğrultusunda hak talep etmekte. Buna karşılık olarak, Türkiye ise 1982 antlaşmasına taraf olmadığını ve 12 mil kuralının uygulanmasının savaş sebebi olduğunu sürekli olarak ifade etmekte.

Seyrüsefer Serbestesi (Seyir Özgürlüğü) tam olarak nedir?

Bitişik Bölgeler

Karasularına bitişik bir deniz şeridine bitişik bölge (Contiguous Zone) denir. Eğer ilan etmişse bu devletin bitişik bölge suları vardır.

Bitişik bölge esas hattan en çok 24 mile kadar uzanır. Bu şerit karasularının oluşturduğu şeride koşut bir şerittir. Bütün devletlerin gemilerinin bitişik bölgede navigasyon (seyir) özgürlüğü (seyrüsefer serbestliği) vardır.

Burada sözü edilen seyrüsefer serbestliği; herhangi bir devletin gemisi bu suları hukuka uygun amaçla özgürce kullanabilir. Ancak bu hak kıyı devletinin aşağıda belirtilen kurallarla sınırlıdır.

1- Kıyı devleti kendi ülkesiyle olumsuz ihtimalleri önlemek üzere bitişik bölgelerde gümrük, vergi, göç ve sağlıkla ilgili olarak idari önlemler alır. Alınan bu önlemlere gemiler uymak zorundadır.

2- Kıyı devleti yukarıda ki 1. madde de belirtilen kurallara uymayan gemilere ceza uygulayabilir.

Açık Denizler

Denizlerin “iç sular” “karasular” “Münhasıran Ekonomik BölgeMEBtakımada suları” kapsamı dışında kalan kesimleri “açık denizler” dir. Açık denizler tüm devletlere açıktır ve hiçbir devlet açık denizleri egemenliği altına alamaz. Açık denizlerdeki özgürlüklerden biri seyir özgürlüğüdür. Açık denizlerde bayrağı ne olursa olsun bütün gemilerin seyretme özgürlüğü vardır.

Açık denizlerde bulunan gemiler üzerinde bayrak devletinin yargı yetkisi ve mevzuatını uygulama yetkisi vardır. Ancak bayrak devletinin bu yetkisi başka devletlerin yetkilerini tümüyle ortadan kaldırmaz başka devletlerin de sınırlı yetkileri vardır. Bu istisnai yetkiler ise şöyledir;

1- Yabancı gemilerin karıştıkları kazalar ve benzeri olaylar sonucu olarak bir devletin kıyıları ciddi kirlenme (pollution) tehlikesiyle karşılaşırsa o devlet önlemler alabilir.

2- Bütün devletlerin korsanlığa karşı gerekli önlemleri alma hak ve yükümlülükleri vardır. Bir gemi hangi bandırayı taşırsa taşısın korsanlık yaptığı anlaşılır ya da bundan şüphe edilirse bir devletin savaş gemisi ya da yetkili kılınmış gemisince durdurulabilir ve tutuklanabilir. Tutuklanan geminin gemi adamları ya da gemide bulunan öteki kişiler uyrukları ne olursa olsun götürüldükleri devletin yetkili mahkemelerinde yargılanabilirler.

3- Bir devletin iç sularında ya da karasularında kuralları ihlal eden gemi kıyı devletinin savaş gemilerince izlenip açık denizde tutuklanabilir. Bunun için takibin karasularında ya da gümrük, vergi, göç ve sağlıkla ilgili kuralların ihlali durumunda bitişik bölgede başlamış olmalıdır.

Kesintisiz takip etme  hakkı “The Right of Hot Pursuit” olarak anılan bu hakkın kullanılabilmesi için takibin, ihlali yapan gemi karasularındayken başlamış olması ve aralıksız sürmesi şarttır. İhlali yapan gemi karasuları dışında fakat gemiden indirilmiş bir tekne karasularında ise kesintisiz takip hakkı gene vardır.

Kaynak: Wikipedia.org – Globsecurity.org

Yorum Yap